Filiz Kaynak
  Güncelleme: 21-11-2019 22:40:00   21-11-2019 18:26:00

Onun Adı Güney

Değerli virgül okuyucuları uzun bir aradan sonra tekrar hepinize merhaba…

Sizlerle tekrar cemal cemale olmasa da gönül birlikteliğinde birlikte olmak beni oldukça sevindiriyor.

Bu yazımda ele almak istediğim konu Otizm.

Size nedir, nasıldır diye bir yazı sunmayacağım, onu işinin ehline, konunun uzmanlarına bırakıyorum.

İlerleyen bölümde size kısa bir hayat hikayesi sunmaya çalışacağım…

Umarım konunun duyarlılığı için faydalı olur.

Son dönemde bu konu özelikle Türkiye’de bir tv kanalı tarafından yayımlanan dizi sayesinde daha da ilgi çekti ve vatandaşlar “otizm nedir” merak ederek bilgi edinmeye başladılar.

Çok ta iyi oldu.

Böylesine farkındalık yaratacak girişimlerin, sadece dizi değil farklı projeler ile daha da çok ele alınması gerekli.

Sadece otizm değil elbette, down sendromu, vücut ve duyu engeliler içinde aynı önemi teşkil ettiğini düşünüyorum.

Bunu neden tavsiye ediyorum bizim ülkemiz gibi okuma alışkanlığı az olan ülkelerde, farkındalığı yaymak için.

Şimdi size bir oğul ve babayı tanıştıracağım; Güney otizm rahatsızlığı olan 11 yaşında dünya tatlısı bir çocuk. Muğla’nın güzel ilçelerinden birinde yaşıyor.

Babası Ozan eski futbolcu ve simdi futbol antrenörlüğü yapıyor. Bir vesile ile bu güzel aile ile tanışma fırsatı yakaladım…

İlk bakışta, Güney tüm çocuklar gibi ancak ürkek, çekingen tavırları dikkatimi çekti.

Güney’in özel bir çocuk olduğunu, babasından öğrendim.

Sonrasında baba ile Güney hakkında konuşmaya başladık.

İlk fark etmeleri tabi ki küçük yaşda olmuş. Parmak ucu yürüme, çevresinde olan bitenlere tepkisiz kalması, kalabalıktan ürkmesi gibi…

Gerekli tanıların konulmasından sonra, aile olarak bunu kabullenerek Güney’le ciddi şekilde ilgilenmeye başlamışlar.

Burada dikkatimi çeken, babanın yani Ozan beyin çocuğu için çok fazla efor sarf etmesi oldu. Güney babaya fazlasıyla düşkün. Sohbet esnasın da öğreniyorum ki, Güney ayrılmış bir çiftin çocuğu.

Ozan beyin demesine göre, Güney gibi ayrılmış çiftlerin çocukları için bu kez başka faktörler işin içine giriyor. Örneğin ev ortamı ,yaşam alanı.

Bu gibi çocuklarda, mekan sabit kalınmalı, yani diğer normal çocuklar gibi bir hafta anne bir hafta sonu babada kalınması, hiçbir rahatsızlığı olmayan çocukları dahi etkilerken, özel çocuklarda durum daha da çok önem teşkil etmekte.

Çünkü uzmanlar otizmli çocuklar da, kesinlikle sabit mekan öneriyorlar ki, alışkanlıklarını devam ettirebilsinler. Örneğin gar dolap dan giyinme, kitap, defter, boya kalemlerinin yerlerinin bilinirliği ve alışkanlığı gibi…

Yaptığımız sohbete babanın, bir şikayeti daha vardı. Yeterli sayıda bu gibi rahatsızlıkları olan, fark etmiyor yaşları kaç olursa olsun, onları yetiştirecek, yeteri kadar öğretmen, uzman ve okulların azlığı. Hatta bazı yerlerde olmaması.

Ozan bey bu konunun dikkate alınmasını, özellikle devlet büyüklerinden, yöneticilerinden beklediklerini de söyledi.

Özel okulların yetersizliği, maddi imkanı olmayan ailelerin çaresiz olmaları da konunun bir başka boyutu.

Ozan beyin tavsiyesi ve dileği, bu gibi çocuklara devlet okullarında sınıfların açılması ya da çoğaltılması.

Kesinlikle devlet himayesinde yetişmelerinin sağlanması.

Böylelikle suiistimallerinde ortadan kalkacağını düşünmekte.

Ancak en büyük kaygısı, Güney benden sonra ne yapar. Yani baba, anne olarak bizler hayatımızı kaybedersek, Güney nasıl yaşamına devam eder?

Sanırım, bu tüm ailelerin ortak düşüncesi ve kaygısı.

Baba ve oğlunu konu olarak almamın nedeni, yaşamda başımıza ne gelirse gelsin, empati yapalım.

Toplumsal farkındalıkları çoğaltalım. Bizlerde işin bir ucundan tutalım. Vurdum duymazlık yapmayalım.

Etrafımızda böyle rahatsızlıkları olan ailelere güç verelim. Her şey maddiyat değil.

Onların manevi güçleri olalım.

Bu arada, derneklerimize ve sivil toplum örgütlerimizi de görev düşmekte.

Köşe yazıma misafirim oldukları için, Ozan beye ve Güney´e çok teşekkür ediyorum.

Onlar binlerce aileden sadece biri.

Farkındalık kattık isek ne mutlu bize.

Dostça selamlarımla…

  Bu yazı 2028 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI